Otizm, nörolojik ve gelişimsel bozukluklar olarak adlandırılan yaygın gelişimsel bozukluklar (YGB) veya otizm spektrum bozuklukları (OSB) ile ilgili beş çeşitlilikten biridir.
1.Otizm: OSB’nin şiddetli bir biçimidir.
2.Aksi belirtilmemiş – Yaygın gelişimsel bozukluk (AB-YGB): Otizm ve Aspergersendromu belirtileri olan fakat bunların biri için belirli bir kriteri karşılamıyor olanlar için yapılan tanıdır.
3.Asperger sendromu: OSB’nin hafif şeklidir.

4.Rett sendromu: Nadiren ve daha çok kadınlarda görülen çok şiddetli nörolojik bozukluklar yaratan bir türdür.
5.Çocukluk çağı dezintegratif bozukluğu (ÇÇDB): Nadir ve şiddetli bir gelişimsel bozukluk türüdür.

Otizm Spektrum Bozuklukları (OSB)
Otizm ve benzeri bozuklukları kapsayan bir terimdir. Daha özel olarak, DSM-IV’da listelenen aşağıdaki beş bozukluk şunlardır: Otizm bozukluğu, Aspergersendromu, aksi belirtilmemiş yaygın gelişimsel bozukluk, çocukluk dezintegratif bozukluğu ve Rett sendromu. DSM-V’de bu 5 çeşitlilik kaldırılmış, sadece Otizm spektrum bozukluğu olarak hepsi tek başlıkta ele alınmıştır.

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar(YGB)
Bunlar sosyal etkileşim ve iletişim veya kalıplaşmış davranışlar, ilgiler ve etkinlikler gibi gelişim alanlarında bozulma belirlenmiş, nedeni bilinmeyen nörolojik bozukluklar grubudur. Bu bozukluklar; otizm bozukluğu, Rettsendromu, çocukluk çağı dezintegratif bozukluğu, Asperger sendromu, aksi belirtilmemiş-yaygın gelişimsel bozukluğu içerir.

Asperger Sendromu
Otizm spektrumunda sabit ilgi, tekrarlayan davranışlar, iletişim ve sosyal gelişmede bozukluk olarak tanımlanan gelişimsel bir bozukluktur. Tipik otizmin aksine, Aspergersendromu olan bireylerin dil ve bilişsel gelişiminde önemli bir gecikme yoktur. Aspergersendromu olan kişilerin sosyal kavrayışlarında güçlükler vardır ve davranış kalıpları genellikle esnek değildir. Dil, özellikle soyut dil, bu insanlar için anlaşılması zor olabilir.

Çocukluk Çağı Dezintegratif Bozukluğu (ÇÇDB)
Daha önceki normal işleyişte olan düşünsel, sosyal ve dilsel işlevlerin bozulmasıyla tanımlanan 3-4 yaşlarında ortaya çıkan bir durumdur. Bazen yanlış olarak otizm teşhisi konulan bu çocuklar, bir süre için normal olarak gelişirler, fakat daha sonra toplumsal beceriler, bağırsak ve mesane kontrolü, oyun davranışları, alıcı ve ifade edici dil, motor beceriler ve sözsüz iletişim becerilerinin kaybı yaşanır.

Gelişimsel yetersizliğin bu grubu beyinde bir veya daha fazla bilinmeyen anormalliklere neden olur. Tüm bu bozukluklar, davranışların tek tipliği, tekrarlayıcılığı, kısıtlılığı, sosyal etkileşimlerin ve iletişim becerilerinin bozulmasının değişen dereceleri olarak tanımlanır. Bu çocuklar ve yetişkinler, programlarında ve günlük faaliyetlerinde aşırı katılık sergileyebilirler. Alışılmadık öğrenme ve dikkat verme şekillerine sahip olabilirler. Bazen, normal durumlarda ya da duygularda anormal tepki verebilirler.

OSB; diyabet, spinabifida ya da Down sendromu gibi birçok iyi bilinen bozukluktan daha sık görülür. OSB, Amerika Birleşik Devletleri’nde doğan her 1.000 çocuktan 6’sından fazlasında oluşur. Bu oran Birleşik Krallık, Avrupa, Asya ve diğer ülkelerde ölçülen oranlara benzerdir.

Down Sendromu
Bireyin 46 kromozom yerine 47 kromozoma sahip olması, genelde fiziksel anormaliler ve gelişimsel gecikmeler ile tanımlanan en sık görülen kromozom bozukluğu.

Otizmin karakteristik davranışları genellikle ilk yıl içinde, yaşamın erken dönemlerinde başlar. Çocuğun ebeveynleri genellikle bu davranışları ilk fark edenlerdir fakat bu davranışları bir sorun olarak görmezler. Ebeveynler, çocuklarının sözlü komutlara tepkisiz kalmasını ya da bir oyuncak ile oynarken özellikle de dönen bir oyuncak ile aşırı zaman harcamasını bir çocuk doktoruna bildirebilirler. Ebeveynler çocuğun işitme sorunu olduğunu düşünebilirler. Uzmanlar kesin olarak üç yaşında otizmi teşhis edebilir. Semptomların belirgin olduğu durumlarda, tanı 18 aylıkken de yapılabilir. Bazı araştırmacılar, çoğu teşhisin 1 yaşında ya da daha erken yaşta kesin olarak yapılabileceğini iddia etmektedirler.

Bazı anne-babalar, çocuklarının gelişiminin normal göründüğünü, normal konuşma gelişmesi olduğunu ve sonra aniden sessizleştiğini, komutlara itaat etmediğini ya da oyun oynamak istemediğini bildirebilirler. Bu olgu “otizm gerilemesi” olarak adlandırılır ve uzun yıllardır tartışılmaktadır. Bazı bilim adamları bu gerilemenin ebeveynlerin yanlış hatırlaması ya da ailenin fazla abartması olduğunu iddia etmişlerdir. Ancak, araştırmacılar bu olayı bildiren ailelerin çocuklarının videolarını incelemişlerdir. Bilim adamları, 12 aylık bu çocukların normal konuşma yapılarının, nesne işaretlerinin ve etkileşimli olmadığını kaydetmişlerdir. Bu gerileme olgusunu yaşayan çocuklarla, yaşamayan çocuklar arasında bir oyunlarının 24 aylıkken mevcut farklılık olup olmadığı bilinmemektedir.

Araştırmalar, ailelerin sorunun doğası ya da derecesini farkında olmamalarına rağmen, gelişimsel sorunları fark etmede genellikle haklı olduklarını gösteriyor. Bu yüzden, doktorlar ve psikologlar otizmli bir çocuğu teşhis etmeye çalıştıklarında, ebeveynlere çocuğun davranışları hakkında sorular sorarak daha çok zaman geçiriyorlar.

OSB’nin uyarı işaretlerinden herhangi birinin fark edilmesi, çocuğun bu hastalıklarda uzmanlaşmış bir profesyonel gerektiğinin bir nedenidir. Bu bozukluk ne kadar tarafından değerlendirilmesi erken teşhis edilirse, çocuğa o kadar çabuk tedavi amaçlı müdahalelerle yardımcı olunabilir. Erken müdahale gelişmiş davranışsal sonuçlar ile ilişkilidir.

Müdahaleler

Otizm davranışların azaltılmasında etkili olabilen geleneksel veya geleneksel olmayan tedavi türleri.

Erken Müdahale
Gelişimsel gecikme riskine ya da belirtilerine sahip bebek ve küçük çocuklar için sağlanan belirli hizmetler. Bu hizmetler genellikle gelişimi sürdürmek amacı ile her çocuğun özel ihtiyaçlarına uyarlanır.

William’ın açıklaması:

Oğlumuz Liam’a 2,5 yaşında teşhis konuldu. İlk şüphelerimiz oğlumuz 1,5 yaşındayken başladı. Adına tepki vermiyordu, yaşıtlarının anladığı şeyleri anlıyor gibi görünmüyordu, bazı seslere kulakları kapalıydı.

Sanki bu şeyler sürekli değil de birkaç ay aralıklarla oluyor gibiydi.

Bize 3 ay kadar daha beklememizi söyleyen pediatristimizi ziyaret ettik, daha sonra gelişimler için tekrar gittik. Eğer birisi size bu tavsiyeyi veriyorsa, onu dikkate almayın. Gelişimsel gecikmelere daha aşina olan başka bir doktor bulun. Çocuğunuzu gelişim uzmanına göstermekle hiçbir şey kaybetmezsiniz. Otizmli çocuklar için bu durumda yapılacak en iyi şey erken müdahaledir, bu yüzden beklemek anlamsızdır.

Takip eden 3 ay içerisinde, diğer doktorlar bir problem olabileceğini öne sürdüler. Bir gelişim pediatristi aradık. Ona gidişimizin 10 dakikası içerisinde bize yanlış bir şeyler olduğunu söyledi. Oğlumuz Liam’ın otizmli olduğundan emindi. Bu açıklamadan sonra, her şey bulanık görünmeye başladı. Doktor konuşmaya devam etti fakat biz öyle bir ruhsal çöküntü içerisindeydik ki söylediği herhangi bir şeyi anlamak imkânsızdı. Bize yaşanabilir bir hayat hakkında bir şeyler söyledi, birkaç telefon numarası verdi; birisi bizim bölgesel merkezimiz, diğeri ise daha fazla test uygulayabilen bir çocuk psikoloğuydu. Ertesi gün birkaç soru sormak için doktorumuzu aradık. Oğlumuzun 1 düşündüğünü sorduk (en şiddetli 10’dan başlıyordu). Doktor “3 veya 4 civarında” diye cevapladı. “Daha kötüye gidecek mi?” diye sordum. “Hayır, genellikle nasılsa öyle dedi. Son olarak sordum… Unuttum. Hemen, ile 10 arasında nerede olduğunu kalır. Liam’ı 3 saat inceleyen, bir çocuk psikoloğu bulduk ve o da gelişim pediatristiyle aynı sonuca vardı. Yine de ikna olmadık, psikolog tarafından yürütülen birkaç otizm görüntüleme testi yaptırdık ve sonuçlar pediatristin 10 dakikalık değerledirmesinde söyledikleriyle tutarlıydı. Sonrasında anladık ki otizmi teşhis etmek o kadar zor değildi.

Pediatrist
Bebekler, çocuklar ve gençlerin tedavisinde ve bakımında uzmanlaşmış tıp doktoru.

Çocuk Psikoloğu
Testleri yöneten, değerlendiren ve çocukların duygusal bozukluklarına müdahale eden, reçete yazamayan, psikoloji alanında uzman, profesyonel ruh sağlığı uzmanı.

Eşim Rebecca, bilgisayarın önüne oturdu ve sonsuzluk gibi görünen bir süre internette kaldı. Tedavi açısından aynı şeyle tekrar geri geldi, bilimsel yöntemlere dayandıklarını iddia ettikleri tek tedavi yöntemi; uygulamalı davranış analizi (UDA) idi. “Yunuslarla yüzme” ve “atlarla konuşma”nın anlamsız olduğunu bilecek kadar zekiydik.

Oğlumuz için acilen yoğun bir UDA programı araştırdık. Öğrendik ki, herhangi bir yerdeki hizmet sağlayıcılarının 9-18 ay arası bekleme listeleri varmış.Hemen bağımsız bir terapist bulduk ve birlikte programlar koyarak başladık. Mucize sonucu, 8 hafta sonra programların birinde yer açıldı. Katıldık.

Uygulamalı Davranış Analizi (UDA)
İlk olarak IvarLovaas tarafından geliştirilen erken eğitim müdahale sistemi. Arzu edilen davranışın veya tepkinin şekillendirilmesinde bir dizi çalışma kullanır. Beceriler kendi basit bileşenlerine ayrılıp daha sonra pekiştireç sistemi aracılığıyla çocuğa öğretilir. Uygun dil ve davranışları teşvik etmek ve problemli olanları azaltmak amacıyla tasarlanmıştır.

Kaynak; 100 Soruda Otizm Aileler ve Uzmanlar İçin El Kitabı, Yazar; CampionQuinn, Çeviri; Doç. Dr. Ümit Şahbaz