Sevgili okurlar,

Yıllar boyu çalıştığım süre içinde, erken dönemde yoğun eğitim alan çocukların zihinsel, iletişimsel ve sosyal uyum becerilerinde önemli ilerlemeler, otizmin etkisinin ise kayda değer düzeyde azaldığını gördüm.

Erken dönemde yoğun eğitim alan çocukların, daha az yoğun davranışsal eğitim alan çocuklara kıyasla çok daha fazla ilerlediğini; ayrıca, önemli bir bölümünün tipik gelişim gösteren akranlarının düzeyini yakaladığını ve normal eğitim ortamlarına kaynaştırıldığına şahit oldum.

Nörogelişimsel farklılıklar arasında Otizm, akıl sağlığı ve eğitim alanında en çok araştırılan konulardan biri olmuştur. Genetik,üzerinde en çok çalışılan konu olurken, Uygulamalı Davranış Analizi (UDA), uluslararası adıyla AppliedBehaviour Analysis (ABA) de dikkatleri üzerine çekmiş ve köklü geçmişiyle, günümüze kadar en umut vaat edici sonuçları sağlamıştır.

Uygulamalı Davranış Analizi, eğitimciler ve terapistler arasında yaygınlaşmasına rağmenkullanılan yöntem ve prosedürle ilgili yanlış yorumlama ve anlaşılmalar mevcuttur. Farklı sistemler ve ABA sisteminin arasında yapılan doğrudan karşılaştırmaların ABA/UDA’dan üstün olduğu deneyler ve bilimsel çalışmaların yayınlanmasıyla kanıtlanmadıkça, ABA/UDA’nın otizm tedavisinde mevcut en etkili sistem olduğu sonucu geçerliliğini koruyacaktır.

Bu sebeple tüm dünyada pek çok farklı disiplinden araştırmacı ve uygulamacıların,üzerinde çalışmalar yürüttüğü sistemi uygularken, güncellenen yöntemlerle zenginleştirerek geliştirdiğimiz etkinlikleri, ABA/UDA ile hayata geçirdiğimizden dolayı mutluluk yaşıyorum.

Neden bu denli yoğun bir çalışma içinde mezun sayısını arttırmak istiyorum sizce?

Gelin birlikte geçmiş dönemde yapılan bir çalışmaya, maliyet, fayda analizlerine göz atalım.

*ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, yoğun erken destek eğitim programlarının çocuk başına yaşam boyu devlete sağladığı tasarruf 650 bin dolar ile 1 milyon dolar arasında değişmektedir (Jacobson ve diğerleri, 1998).

*ABD’nin Texas eyaletinde yapılan bir araştırmada ise, 3 yıl boyunca yoğunerkendestekeğitimhizmetinden yararlanarak özel eğitim sürecini tamamlayan bir otizmli çocuğun, yoğunerkendestekeğitiminin alternatifi olan 18 yıllık özel eğitim hizmetini almayarak eyalete 208.500 dolar tasarruf sağlayacağı öngörülmüştür (Chasson, Harris ve Neely, 2007).

Aslında bu model ülkemizde yaygınlaştığında, özel eğitimin tedavisi için ayrılan bütçenin özel gereksinimli bireyler için daha işlevsel alanlara yönlendirilmesi söz konusu olacaktır. Kısa vadede sonuç aldığımız bu sistem sayesinde ekonomi alanında da özel gereksinimli bireylere yönelik hayat boyu çözümlerin yer alacağı bütçelere yer açılacağını söyleyebiliriz. Hatta sağlık turizmi alanında da gündemde olup,bölgemizdeki diğer ülkelerden tedavi protokolü uygulaması için de bir göç alacağımıza inanıyorum.

ABADEMY’nin özel eğitim alanında ülkemizde bir boşluğu doldurup birleştirici olmasını, sektörlerarası iletişim köprülerinin kurulmasını ve farklı fikirlere yön vermesini, disiplinler arası çalışmalara ilham kaynağı olacak buluşmalara vesile olmasını istiyorum.

Ülkemizde dünya standartlarında özel eğitim kalitesini yakalamak için, var gücümüzle çaba gösterip, gereken her an tazelenmeye açık olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü vardır; “Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır” der. Ülkemizin özel gereksinimli çocuklarının iyi bir gelecek için gelişmesi yolunda devam edeceğiz.

YAYIN(PDF): BUSINESS WORLD GLOBAL